BABA İLE ÇOCUK ARASINDA SOYBAĞI NASIL KURULUR?

Bu yazımızda baba ile çocuk arasında nasıl soybağı kurulacağını anlatacağız. Baba ile çocuk arasında soybağı kurulumu babalık davası veya babanın çocuğu tanıması ile olmaktadır. Babalık davası genelde evlilik dışı doğan çocuk ile baba arasında kurulması için açılan bir davadır. Bu davanın temel amacı, Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kısım birinci bölüm birinci ayırımında kendisine yer bulan, baba ile çocuk arasındaki soy bağının düzgün şekilde tespit edilmesi ve ileride doğabilecek muhtemel sıkıntıları engellemektir.

BABA İLE ÇOCUK ARASINDA SOYBAĞI NASIL KURULUR?

BABA İLE ÇOCUK ARASINDA SOYBAĞI NASIL KURULUR?

Bu yazımızda baba ile çocuk arasında nasıl soybağı kurulacağını anlatacağız. Baba ile çocuk arasında soybağı kurulumu babalık davası veya babanın çocuğu tanıması ile olmaktadır. Babalık davası genelde evlilik dışı doğan çocuk ile baba arasında kurulması için açılan bir davadır. Bu davanın temel amacı, Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kısım birinci bölüm birinci ayırımında kendisine yer bulan, baba ile çocuk arasındaki soy bağının düzgün şekilde tespit edilmesi ve ileride doğabilecek muhtemel sıkıntıları engellemektir. Bu yazımızda bu ilişkinin ne şekilde kurulacağı anlatılacaktır. İlk olarak babalık davasına bakalım;

Babalık Davasını Kimler Açabilir ve Husumet Kime Yöneltilmelidir?

Bu davayı hakkı ana ve çocuğa birbirinden bağımsız olarak verilmektedir. Davalı konumunda ise baba, babanın öldüğü hallerde ise mirasçıları bulunmaktadır. Babalık davası, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilmektedir. Görüleceği üzere babaya dava hakkı verilmemiştir. Soy bağının kurulması için çocuk ve ana dava açmalıdır.

Anne Babalık Davasını Hangi Sürelerde Açmalıdır?

Anne bu davayı açan kişi ise en geç doğumdan başlayarak bir yıl içerisinde açmalıdır. Eğer doğum sonrası çocuk ile başka bir erkek arasında soy bağı kurulmuşsa bu 1 yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

Çocuğun Annesi Babalık Davasında Neleri Talep Edebilir?

Ana, babalık davası ile birlikte davalılardan aşağıda belirtilen bütün zarar kalemlerinin karşılanmasını isteyebilir. Bu zarar kalemleri şunlardır;
1- Doğum giderleri,

2- Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri,

3- Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler.

Çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim, bu giderlerin karşılanmasına karar verebilir.

Bütün bu kalemlerden sosyal güvenlik kurumun bu kapsamda yaptığı ödemeler düşürülerek hakim tarafından hakkaniyetli bir tazminat hükmedilir.

Babalık Davasında Çocuğa Kayyım Atanmalı mıdır?

Yargıtay bu hususla ilgili verdiği tüm kararlarda, annenin her zaman çocuğun yararına davranmayacağı belirterek çocuğa mutlaka kayyım atanması gerektiğini belirtmiştir. Dolayısıyla annenin açtığı babalık davasında hakim, çocuğa kayyım atanması talebiyle dava açması için anneye süre verecektir. Kayyım atanana kadar babalık davası bekletileceğinden dava dilekçesi ile kayyım atanması istenen kişi seçilebilir.

Baba Tarafından Çocuğun Tanınması

Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur. Ancak başka bir erkek ile bağı bulunan çocuk, bu bağ ortadan kalkmadıkça tanınamaz.

Tanımanın İptali Mümkün Müdür?

Tanıyan açacağı dava ile tanımanın iptalini isteyebilir. Fakat sebep olarak sadece yanılma, aldatma veya korkutma ileri sürülmeli ve dayandığı hususu ispat etmelidir.

Ayrıca tanınan yani çocuk da bu davayı açabilir.

Tanımanın İptali Davasında Hak Düşürücü Süreler

Tanımanın iptaline ilişkin hak düşürücü süreleri belirleyen TMK m. 300’da belirlenmiştir. İlgili kanunla göre iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve herhâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşeceği hükme bağlanmıştır.

Çocuk için ise bu dava süresi ergin olması ile başlamaktadır ve bu tarihten itibaren 1 yıl içinde bu dava açılmalıdır.

Görüleceği üzere çocuk ve baba arasında bağ iki türlü kurulmaktadır. Bu iki yolda da ciddi usulü yöntemler ve hak düşürücü süreler mevcuttur. Tüm bu hak düşürücü süreler göz önüne alındığında ve hukuki hatalar yaparak ananın ya da çocuğun menfaatlerine zarar verilmemesi adına bir avukatla davanın takip edilmesi faydalı olacaktır.

Detaylı bilgi almak için, yazının sahibi uzman avukatımıza aşağıda bulunan buton aracılığıyla sorunuzu sorabilirsiniz.

Uzman Avukata Hemen Sor !