EŞİNİZİN VEFATI DURUMUNDA TEK HAKKINIZ MİRAS PAYINIZ DEĞİL!

Eşin ölmesi halinde, sağ kalan eşin tek hakkı miras payı olmayıp aile hukukundan kaynaklanan hakları da mevcuttur. Günümüzde eşlerden biri ölünce sağ kalan eş ve diğer mirasçılar doğrudan miras hukuku hükümlerine göre mirası bölüşse de hukuken durumun tam olarak da böyle olmadığını belirtmek gerekir. Sağ kalan eşin miras hakkın dışında aile hukukundan kaynaklanan başkaca hakları da bulunmaktadır.

EŞİNİZİN VEFATI DURUMUNDA TEK HAKKINIZ MİRAS PAYINIZ DEĞİL!

Peki Miras Payınız Dışındaki Haklarınız Nelerdir?

Ölüm halinde sağ kalan eşin miras hukukundan doğan hakları olduğu gibi, aile hukukundan doğan da birtakım hakları bulunmaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nda bakıldığı zaman evliliği boşanma dışında sona erdiren haller 4 farklı durum daha tanımlanmıştır. Bunlardan biri eşlerden birinin ölümü durumudur. Eşlerden birinin ölümü durumunda evlilik birliğinin artık sona erdiği kanunen kabul edilir.

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Medeni Kanun’a göre eşler arasındaki edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edilmiştir. Edinilmiş mallara katılma rejimi, eşlerin boşanması veya eşin ölümü durumunda sona ermekte olup, mal rejiminin sona ermesi ile sağ kalan eş, 1 Ocak 2002’den sonra alınan evlilik boyunca elde edilen malların yarısında kanun gereği söz sahibi olur. Bu durumda geride kalan eş bir ev var ise yarısında doğrudan olarak hak ve pay sahibidir. 1 Ocak 2002’den önce alınan ve evlilik birliği boyunca elde tutulan mallarda ise değer artış payı ve katkı payı hakları alçağınız bulunmaktadır. Bu konuda daha detaylı bilgi için avukata sormanız faydalı olacaktır.

Peki bu bilgiler bizim ne işimize yarayacak diye soracak olursanız onun da cevabını hemen vereyim. Bilindiği üzere mirasa ilişkin hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 499.maddesi ve devamında hüküm altına alınmıştır. İlgili maddelere göre eşin miras payı somut olaya göre farklılıklar göstermektedir. Örnekle açıklamak gerekirse eşlerden birinin vefatı sonrası çocuklar ve diğer eş kaldıysa bu durumda hayatta kalan eşin miras payı ¼’tür. Ama çocuklar olmaz sadece ölen kişinin anne ve babası ile hayatta kaldıysa sağ kalan eşin miras payı ½ olur. Normal şartlarda günümüzde doğrudan miras paylaşımı somut olayının durumuna göre bu paylara göre yapılmakta olup bu miras paylaşımı eksiktir.

Yukarıda da anlattığımız gibi öncelikle olarak evlilik birliği sona erdiğinden öncelikle evlilik birliğinin sona ermesine ilişkin yasal mal rejimi (ya da değer artış payı ve katkı payı hakları) kanun maddeleri uygulanmalı sonrasında ise miras hükümleri uygulanmalıdır. Ancak günümüzde bu husus ihmal edilip sadece miras hükümleri uygulandığından eşlerin ciddi kayıpları olmaktadır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin kararları da yukarıda açıklandığı gibi yönde istikrar kazanmış ve bir kararında “sağ kalan eşin katkı payı, katılma alacağı veya değer artış payı alacağı, terekenin borcunu oluşturur” demiş ve yasal mal rejiminden kaynaklanan alacakların tereden düşülmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Kısaca özetlemek gerekirse yasal mal rejiminden kaynaklanan alacaklar (2002 öncesi veya sonrası olarak değişmektedir) tereke borcu olduğundan öncelikle bunların miras olarak kalan mallardan düşülmesi sonrasında ise eş dahil bütün mirasçıların kalan mirası bölüşmesi gerekmektedir.

Konu içerisinde de değinildiği gibi mallar üzerinde eşin ortaklık durumu 2002 öncesi ve sonrası olarak ayrıldığından ve evlilik birliği içerisinde edinilen her mal tasfiye konusunu oluşturmayacağından uzman avukattan yardım almanız haklarınızı tam olarak almanıza fayda sağlayacaktır

Detaylı bilgi almak için, yazının sahibi uzman avukatımıza aşağıda bulunan buton aracılığıyla sorunuzu sorabilirsiniz.

Uzman Avukata Hemen Sor !