İŞVERENİM SİGORTASIZ ÇALIŞTIRDI, SİGORTAMI DÜŞÜK YATIRDI. NE YAPABİLİRİM?

Kanunun emredici hükümleri ve sosyal devlet ilkesi gereğince sigortasız işçi çalıştırılması yasaktır. Ancak ne yazık ki uygulamada, işverenlerce işçiler sigortasız olarak yada sigorta primleri eksik yatırılarak çalıştırılabilmektedir. Bu gibi durumlarda ise işçilerin imdadına hizmet tespiti davaları yetişmektedir.

İŞVERENİM SİGORTASIZ ÇALIŞTIRDI, SİGORTAMI DÜŞÜK YATIRDI. NE YAPABİLİRİM?

Kanunun emredici hükümleri ve sosyal devlet ilkesi gereğince sigortasız işçi çalıştırılması yasaktır. Ancak ne yazık ki uygulamada, işverenlerce işçiler sigortasız olarak yada sigorta primleri eksik yatırılarak çalıştırılabilmektedir. Bu gibi durumlarda ise işçilerin imdadına hizmet tespiti davaları yetişmektedir.

Hizmet tespiti davaları, işçinin sigorta bildirimi yapılmadan veya sigorta primi yatırılmadan çalıştırılması halinde, Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitinin talep edilerek bu sürelerin sigortalılık süresine eklenmesinin sağlayan bir davalardır.

HİZMET TESPTİTİ DAVASI AÇMAK İÇİN ŞARTLAR NELERDİR?

Hizmet tespiti davasının açılabilmesi için işçinin birtakım yasal koşulları yerine getirmiş olması gerekmektedir. Dava açılmadan önce bu hususlara dikkat edilmesi gerekli olup işçinin hak kaybına uğramamasına adına yasal destek almasında fayda bulunmaktadır. Dava açmak için oluşması gereken koşullara bakacak olursak:

  • Davalı işyeri, niteliği 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kapsamında sayılan işyerlerinden olmalıdır.
  • İşçi tarafından sağlanan hizmetin davalı işverenin, işyerinde görülmüş olması gerekmektedir.
  • Söz konusu hizmetin davacı işçi tarafından sigortasız olarak görülmüş olması ve bu durumun SGK tarafından daha önce tespit edilmemiş olması gerekmektedir.
  • Açılacak olan hizmet tespiti davasına ilişkin dava konusunun uzun vadeli sigortalar olması gerekmektedir.
  • Görülen hizmetin üzerinden 5 yıl geçmeden hizmet tespiti davasının açılması gerekmektedir.

HİZMET TESPİTİ DAVASININ TARAFLARI KİMLERDİR?

Hizmet tespiti davasını, kişinin bizzat kendisi veya kişi ölmüşse gelir ve aylık bağlanılmasına ya da toptan ödeme almaya hak kazanan (eş, çocuk, anne, baba) kişiler açabilir.

Bu davada, davalı yan işveren ve Sosyal Güvenlik Kurumu iken son yapılan değişiklikle Sosyal Güvenlik Kurumu artık feri müdahil olarak davada bulunmaktadır. Dolayısıyla dava açılırken Sosyal Güvenlik Kurumunun davalı olarak gösterilmemesine dikkat edilmelidir.

HİZMET TESPİTİ DAVALARINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME NERESİDİR?

Hizmet tespiti davası açılacağı takdirde kural olarak görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. Ancak İş Mahkemesinin bulunmadığı yerde görevli mahkeme olarak Asliye Hukuk Mahkemelerinde dava açılacak, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri davaya İş Mahkemesi sıfatı ile bakacaktır.

Yetkili mahkeme açısından ise birden çok seçenek bulunmaktadır. Buna göre:

  • İşçinin çalıştığı iş yerinin bulunduğu yer mahkemesi,
  • Davalı işverenin, davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi,
  • Davalıların birden çok olması halinde, davalılardan herhangi birinin yerleşim yerinin bulunduğu mahkeme yetkili mahkemedir.

HİZMET TESPİTİ DAVALARINDA HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE VAR MIDIR?

İşçi, sigortasız olarak çalıştığı yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde hizmet tespit davasını açmak zorunda olup bu süre hak düşürücü niteliktedir. Şayet işçi ölmüşse yasal mirasçıları için de 5 yıllık hak düşürücü süre söz konusudur. Mirasçılar için bu süre işçinin ölümünden itibaren başlayacaktır. Ancak mirasçıların hizmet tespiti davası açabilmesi için işçinin yaşadığı süreçte hak düşürücü sürenin dolmamış olması gerekir. Yani sigortasız çalışmasının son yılının üzerinden 5 yıl geçtikten sonra dava açmadan işçi ölürse artık mirasçıları hizmet tespiti davası açamayacaktır.

 HİZMET TESPİTİ DAVALARINDA İSPAT VE DELİLLER

Hizmet tespiti istemi ile dava açan işçinin belirttiği süreler içerisinde davalı işverenin işyerinde çalıştığını ispat etme yükümlülüğü bulunmaktadır. İşçi, bu çalışma sürelerini her türlü delille ispat edebilir. Bunlara örnek vermek gerekirse:

  • Sosyal Güvenlik Kurumu İşyeri Dosyası
  • İşverene ait işyeri dosyası
  • İşyeri sicil dosyası
  • İşverenin mesleki kuruluş kaydı
  • Dernek yada esnaf sicil kaydı
  • Oda kayıtları (Sanayi, Ticaret odası vb.)
  • Vergi Mükellefiyeti kayıtları
  • İşyerinin yer aldığı apartman ve site yönetimine ait defter ve kayıtlar
  • Maaş bordroları
  • Bilirkişi ve buna benzer deliller

Bunlar haricinde işçi tanık beyanı deliline başvurabilir. Burada gösterilecek olan tanık, işçinin birlikte çalıştığı iş arkadaşları olabileceği gibi komşu işyeri çalışanı da olabilmektedir. Yine yerleşik içtihata göre, davada gösterilecek olan tanığın çalışma dönemindeki bordrolardan seçilmesi ispat açısından önem teşkil etmektedir. Uygulamada yargılama aşamasında Mahkemece 3-4 bordro tanığı (bazen daha fazla) seçilerek dinlenilmesine karar verilir.

Hizmet tespiti davalarında sigortalılık süresinin tespitinin kamu yararını sağlamaya yönelik olduğu kabul edilmiştir. Zira hizmet tespit davalarında işçinin gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinmesi ihtimalinin de önüne geçilmek istenmiştir. O nedenle bu davalar özel hukuk alanında yer almasına karşın bu davalarda resen araştırma ilkesi geçerlidir. Yani mahkeme tarafların bildirdikleri delillerle bağlı değildir. Sigortalılık süresinin tespiti için gerekli araştırma ve delil toplama işlemlerini resen yürütür.

Hizmet tespit davaları, uygulamada sık karşılaşılan davalar olup, birden fazla kanunun alanına giren girift bir uyuşmazlık türüdür. Bu davaların çözümünde uzman yardımı alınması faydalı olacaktır.

 

Detaylı bilgi almak için, yazının sahibi uzman avukatımıza aşağıda bulunan buton aracılığıyla sorunuzu sorabilirsiniz.

Uzman Avukata Hemen Sor !