SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER İLE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERE, MESLEKİ SORUMLULUKLARI NEDENİYLE KAMU ALACAĞI TAKİBİ HANGİ USULDE YAPILMALIDIR?

Üçüncü kişi ödevlilerin vergisel sorumluluğu[1], vergi sorumlusu müessessinden farklı olup mesleki sorumluluk Danıştay’ın kararında da belirtildiği üzere 213 sayılı Kanun’un mükerrer 227’nci maddesinden kaynaklanan borçtan sorumluluktur. Bu durumda, mesleki sorumluluk nedeniyle vergi ziyaı ve cezasından müştereken ve müteselsilen sorumlu SMM ve YMM’lere ancak kamu borcu kesinleştikten sonra 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip gerçekleştirilebilir.

SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER İLE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERE, MESLEKİ SORUMLULUKLARI NEDENİYLE KAMU ALACAĞI TAKİBİ HANGİ USULDE YAPILMALIDIR?

Vergi Hukukunda Serbest Muhasebeci, Mali Müşavirler ile Yeminli Mali Müşavirlerin Mesleki Sorumluluğu

Vergi incelemeleri sonucunda kimi zaman, serbest mali müşavir ya da yeminli mali müşavirlerin mükelleflerin vergi ziyaı cezalarından sorumlu tutuldukları, idari yaptırım ile karşı karşıya kaldıkları görülmektedir. Bu yazıda, mesleki sorumluluk nedeniyle karşı karşıya kalınan idari yaptırımına ilişkin takibin hangi kanuna göre gerçekleştirilmesi gerektiği incelenecektir.

Detaylı bilgi almak için, yazının sahibi uzman avukatımıza aşağıda bulunan buton aracılığıyla sorunuzu sorabilirsiniz.

“Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ile Yeminli Mali Müşavirlerin Vergisel Sorumlulukları Nelerdir?” başlıklı yazımızda incelediğimiz üzere gerek SMM’ler gerek YMM’lerin üçüncü kişi ödevliler olarak vergisel sorumluluğa sahiptir. Peki SMM ya da YMM’lere mesleki sorumluluk kapsamında kesilen idari cezalar (vergi ziyaı cezaları) hangi usulde takip edilecektir?

Her ne kadar uygulamada zaman zaman mesleki sorumluluk nedeniyle SMM ve YMM’lere vergi ceza ihbarnameleri tebliğ edildiği görülse de gerek mesleki sorumluluğun doğası gereği gerek ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un sistematiği nedeniyle SMM ve YMM’lere ceza ihbarnamesi değil, asıl yükümlü hakkındaki vergi ve cezalar kesinleştikten sonra ödeme emri gönderilmesi, usul hukukunun gereğidir.

Nitekim Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 21.11.2008 tarih, 2008/522 E. ve 2008/738 K. sayılı kararında,

“Meslek mensupları, beyannamelerini imzaladıkları yahut tasdik raporu düzenledikleri mükellefler adına salınacak vergi, kesilecek ceza ve uygulanacak gecikme faizinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduklarından, Vergi Usul Kanununun mükerrer 227'nci maddesinin ikinci fıkrasında usul ve esaslarını belirleme yetkisi tanınan ve birinci fıkrada öngörülen bu konudaki zorunluluk hakkında Maliye Bakanlığınca yayımlanan genel tebliğlerde kapsamı ayrı ayrı belirtilen imza ve tasdikten doğan sorumlulukla ilgili takibe vergi yükümlüsü hakkındaki takibin kesinleşmesinden sonra başlanacağı duyurulmuştur.

Meslek mensuplarının, Vergi Usul Kanununun mükerrer 227. maddesine dayanan sorumluluğu borçtan sorumluluktur. Beyannameleri ve işlemleri meslek mensuplarınca imzalanıp onaylanan vergi yükümlüleri tarafından ödeme yapılması, bu sorumluluğun miktarını azaltıcı veya kaldırıcı etki yaratmaktadır. Kaldı ki, bir borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlulukta müteselsil borçlular, tahakkuk etmiş ve vadesi geçmiş alacağın tahsil edilmemiş kısmından, asıl borçluya rücu olanağı bulunmak üzere sorumlu tutulduğundan, yükümlü sıfatıyla ödenmesi gereken bir borcun tarafı da olamazlar. Tüm bu nedenlerle, bir vergi yükümlüsü adına tahakkuk edip, kesinleşmiş kamu alacağından Vergi Usul Kanununun mükerrer 227'nci maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulan meslek mensupları hakkında bu nedenle yapılan takibe ödeme emri düzenlenerek başlanması yasa gereğidir.”

açıklamalarına yer verilmiştir.

Üçüncü kişi ödevlilerin vergisel sorumluluğu[1], vergi sorumlusu müessessinden farklı olup mesleki sorumluluk Danıştay’ın kararında da belirtildiği üzere 213 sayılı Kanun’un mükerrer 227’nci maddesinden kaynaklanan borçtan sorumluluktur. Bu durumda, mesleki sorumluluk nedeniyle vergi ziyaı ve cezasından müştereken ve müteselsilen sorumlu SMM ve YMM’lere ancak kamu borcu kesinleştikten sonra 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip gerçekleştirilebilir.

Detaylı bilgi almak için, yazının sahibi uzman avukatımıza aşağıda bulunan buton aracılığıyla sorunuzu sorabilirsiniz.

[1]Canyaş, Oytun (2006) “Yeminli mali müşavirlerin vergisel sorumluluğu”, Yüksek Lisans Tezi

Uzman Avukata Hemen Sor !