YABANCI KİŞİLER SINIR DIŞI ETME KARARINA KARŞI DAVA AÇILABİLİR

Hem idari işlemin iptali davası hem de İdare Mahkemesindeki kararın olumsuz olması halinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması çok karmaşık ve komplike bir yol olduğundan bu aşamada kesinlikle uzman avukatlarımız aracılığıyla hukuki destek alınması gerekmektedir.

YABANCI KİŞİLER SINIR DIŞI ETME KARARINA KARŞI DAVA AÇILABİLİR

      6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununa göre Valilikler, Türkiye’de bulunan yabancıların sınır dışı edilmesine karar verebilirler. Her idari işleme karşı dava açılabilmesi anayasal bir haktır. Bu bağlamda sınır dışı etme kararı da bir idari işlemdir ve İdare Mahkemelerinde  sınır dışı etme kararına karşı dava açılabilecektir.

      İdari makamların sınır dışı etme kararı, yabancıya veya yasal temsilcisine tebliğ edilir. Sınır dışı etme kararının tebliğinden itibaren çok kısa bir süre olan yedi (7) gün içerisinde İdare Mahkemesi huzurunda kararın iptali istemli dava açılmalıdır. İdare Mahkemesinin vereceği kararın kesin karar olması üst mahkemelere gidilememesi ve yedi gün içerisinde alınan karara karşı dava açılması gerektiğinden alanında uzman avukatlardan yardım alınması, yabancıların mağdur olmasının önüne geçecektir.

     Alınan sınır dışı kararının iptaline karşı hem iç hukuk düzenlemelerinden faydalanılmalı yani Türk idare mevzuatına göre itirazlar öne sürülmeli hem de uluslararası sığınmacılık hukukunun genel kurallarına göre savunmalar yapılmalıdır. Aynı zamanda eğer hakkında sınır dışı kararı alınan yabancının menşe ülkesine gönderilmesi ya da üçüncü güvenli ülkeye gönderilmesi durumunda dahi yaşam hakkı ihlal edilebilecekse ya da insanlık dışı muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emareler varsa bu durumunda bu hususların ciddi bir şekilde mahkeme önünde ileri sürülmesi gerekmektedir.

     Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancılar sınır dışı işlemlerinin tamamlanması amacıyla geri gönderme merkezlerine gönderilirler. Yabancının geri gönderme merkezine gönderilmesi işlemi ise idari gözetimdir. İdari gözetim kararı ile sınır dışı kararının iptali davaları birbirinden farklıdır. Sınır dışı etme kararının iptaline karşı davada idari gözetimin sona erdirilmesi yönünde bir talepte bulunulamaz.

     Valiliklerin, sınır dışı etme kararlarına karşı yukarıda açıklandığı üzere hem idare hukukunun genel prensiplerindeki hukuka aykırılıklar hem de uluslararası mülteci hakları birlikte ileri sürülerek dava açılması gerekmektedir. Eğer yabancı gönderileceği ülkede devlet organlarınca veya aile üyeleri ya da toplum tarafından insanlık onuruna aykırı bir biçimde yaşamak zorunda kalacaksa ya da öldürülecekse bu iddiaların da delilleri ile birlikte mahkemeye sunulması gerekmektedir. İdare Mahkemesinin vereceği kararlar kesin kararlardır. Bu durum da yabancının üst mahkemeler olan Bölge İdare Mahkemeleri ve Danıştay’a kararları taşıyamayacağı anlamına gelmektedir. Bu nedenle tüm bilgi ve belgelerin ve itirazların ilk derece mahkemesi önünde dile getirilmesi gerekmektedir.

     İdare Mahkemesinin iptal davasının reddine karar vermesi durumunda ise eğer Anayasa ve Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmelerindeki haklarınızın ihlal edildiğini ya da sınır dışı edilmeniz durumunda haklarınızın ihlal edileceğini düşünüyorsanız ve bu konuda ciddi delilleriniz varsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu her ne kadar karar kesin olsa da açıktır. Hem idari işlemin iptali davası hem de İdare Mahkemesindeki kararın olumsuz olması halinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması çok karmaşık ve komplike bir yol olduğundan bu aşamada kesinlikle uzman avukatlarımız aracılığıyla hukuki destek alınması gerekmektedir.

     Detaylı bilgi almak için, yazının sahibi uzman avukatımıza aşağıda bulunan buton aracılığıyla sorunuzu sorabilirsiniz.

 

 

Uzman Avukata Hemen Sor !